YENİDEN İNSANİLEŞME !
Coronavirüs salgını 2020 yılını tarihe geçirecektir. İnsan, kendisine göre tarihinin en zirve noktasını yakaladığı gelişmişlik düzeyinde, gözüyle göremediği bir düşmana karşı büyük bir korku endişe ve mağlubiyet hissi yaşamaktadır.
Kimlik ve statü gözetmeden her yakaladığını esir eden bu virüs, yüksek teknolojinin daha üstüne çıktığını her ukalaya göstermektedir.
Düşünenler için çok manidar olacak bir şekilde ve derin bir tebessümle insanlara dersler vermeye de devam etmektedir.
Birinci mesele virüsün var olma sebebi: Yapay yada doğal bu virüs, insanın yaşadığı atmosfere yaptığı nankörlüğün bir yansıması gibi gözüküyor.
İnsan evrene egemenlik adına, doğayı ve doğal olanı bozmayı hedefine koydu. Amaçları uğruna geleceği tüketmeyi hiç sorun yapmadı. Zira öğretisinin kaynağı olan kapitalizm, ona sadece kâr maksimizasyonunu öğretmişti. Başka bir değere ihtiyacı olmadığını düşündü.
Hedonist telakki, tatmin olamayan bir ruh halini üretti. Bu yolda bütün sınırlar aşıldı, tür, cins ötesi arayışlar devreye girdi. Cinsiyetler yok edilerek ucube bir insan tipinin inşasına girişildi.
Ebedilik merakı, devasa maddi birikimlerin yolunu açmışken, ölümsüzlük hevesi biyolojiyi tıp etiği sınırlarının çok ötesine taşıdı. Adeta yaratılışı tersine döndürecek arayışlar bilimsel gelişme olarak nitelendi. Klonlama, aratür, karmatür vb.
Doyumsuzluk, açlık korkusu gerekçesiyle toplumsal izaha kavuştu. Bu yol, ekolojik denge içerisinde bambaşka bir anlamı olabilecek hayvanları, insanların yemesini meşru kılma sonucunu getirdi.
Varlığı ve onu Vareden’i yanlış konumlandırma, “Tanrı’yı tahtından etme” ve yeni bir hayat dizayn etme iddiası bugün minik bir kayaya tosladı: Covid 19. Ve adeta tüm küresel düzen altüst oldu.
Bu virüs devreye girdikten sonra insan hayatına dair bir kısım düzeltmeler yaptı. Bu minik varlık, devasa sitemleri, teknolojileri ve mekanizmaları hiçe sayarak insanlara bir kısım dayatmalar yaptı.
İkinci mesele bize dayattıklarının niteliği: Herkesi evine dönmeye ve orada yaşamaya mecbur kılan bu virüs, öncelikle, ev ve aile fikrinin, evrenin temel taşlarından olduğunu öğretiyor gibidir. Ev ve ailenin yeryüzü için en önemli korunak ve huzur kaynağı olduğunu gösterdi.
Temizlik anlayışının görsel değil gerçek olması gerektiğini öğretti.
Yenilen ve içilenlerin nitelik sınırlarının insanüstü bir bilgi kaynağı tarafından belirlenmesinin daha rasyonel olduğunu hissettirdi.
İlişkilerde laubalilik yerine, sürdürülebilir bir düzene sadakat göstermenin var olmak kadar önemli olduğunu ifade etti.
Üçüncü mesele Corona sonrası için ne yapmak gerektiği: Varoluş telakkisi doğru inşa edilmeli. Evrene de, insana da onları Vareden’e de hakkını vermeli.
Gelişim telakkisi, bilimsellik ve ilerleme, evrenin sırlarına uyumlu bir metodolojiyle sürdürülmeli.
Tabiatla ve diğer canlılarla temas, onların temel kurgusunu keşfedecek ölçeklendirmeyle kurulmalı.
İnsan, evrene egemen olma sevdasından vaz geçmeli.
Evren, düzeni nihai bozuma uğrayana kadar üzerinde yaşayacak canlılara yeterli olmaya devam edecektir.
Biriktirme hırsı, erken tükenme korkusu gibi özellikler, gerçek olmaktan çok birer insan sorunudurlar. Paylaşım ve dengeli dağılımı yok ediyorlar. Böylece insanlık, büyük bir gelir-servet eşitsizliği ve gerilimi yaşıyor. Ama bilinmeli ki, bu hal yönetilebilir. Sadece yeniden insanileşmeye dönmek yeterlidir.
Sıtkı ABDULLAHOĞLU
İEE Başkanı