
30 Mart Perşembe günü Maruf Eğitim Araştırma ve Dayanışma Vakfı mütevelli heyet üyeleri iftar programında bir araya geldi ve vakıf merkezinde 9. Mütevelli Heyet toplantısını gerçekleştirdi.

Vakfın faaliyet raporunu sunan Maruf Vakfı Başkanı Yusuf Kalyoncuoğlu “ Vakıf Yönetimi olarak bu dönemde yürüttüğümüz faaliyetleri iki ana başlık altında ifade etmek gerekirse bunlardan ilki Vakfın yapısal fonksiyonunu tahkim etmek, vakfı sürdürülebilir hale getirmek ikincisi ise vakfın eğitim amacı olarak belirlediği akademik konularda eğitim faaliyetlerini sürdürmektir. Vakfın yapısal boyutlarda ortaya konan hedefler cümlesinden olmak üzere Eyüp Sultan ilçesinde bulunan yerimizde inşaat faaliyetlerini başlatmak için gereken çalışmalara devam etmekteyiz. Zeytinburnu’ndaki arsamızla ilgili sizlerin yönetim kurulumuza verdiğiniz yetki doğrultusunda değerlendirme çalışmaları devam etmektedir. Vakfımızın İslam Ekonomisi konusunda uzun erimli akademik çalışmalar yapmayı hedeflediğini hepimiz biliyoruz. Vakfımız İslam Ekonomisi konusunda küresel seviyede geçerli olacak akademik üretimler yapmak için büyük bir gayret içerisindedir” dedi.

Vakıf bünyesinde eğitim faaliyetlerini sürdürmekle görevli birim olan İslam Ekonomisi Enstitüsü’nün başkanı Sıtkı Abdullahoğlu da konuşmasında “ Esasen vakfın varlığı hepimiz açısından bir iftihar vesilesidir. Çünkü çok özel bir alanla ilgili olarak çalışıyoruz. Vakfı kurarken vermiş olduğumuz karar; İslam İktisadı ile alakalı ciddi akademik çalışmalar yapmaktı. Bu kararı şu an itibariyle elimizden gelen en yüksek dikkatle ve ülke imkânlarını, ülke sınırlarının yer yer uluslararası potansiyelin birçoğunu olabildiğince güzel tarzda değerlendirilerek bu faaliyeti yapmaya çalıştığımızı bilmenizi isteriz. İslam Ekonomisi gibi özel bir konuyu hayata aktarmak bizim açımızdan imani boyutta bir zorunluluk olma hüviyetindedir. Bir Müslüman olarak tabudi görevlerimizi nasıl yerine getiriyorsak aynı şekilde adeta dinimizin yaşanmasının diğer kısmı olan ekonomik boyutu da aynı hassasiyetle yaşamak gibi bir mükellefiyetimiz var. Uzun süren bir fetret dönemi sonrasında Müslümanlar olarak yeniden kendi değerlerimize dayalı bir hayat yaşama noktasında daha canlı daha istekli bir konumdayız. Bunun ilmi anlamda da desteklenmesi ve referansını tam olarak vahiyden ve sünnetten alan bir sistem üretiminin günümüz diline aktarılması gibi bir sorumluluk var. İşte bizim de üstlenmiş olduğumuz, yerine getirmeye çalıştığımız da böyle bir sorumluluktur” dedi.
Toplantı dilek ve temennilerle kapatıldı.