
Yüksek Lisans Öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen Kur’an Sünnet ve Ekonomi dersinin 4 haftasında “infak modelinin ekonomik sistem açısından önemi ve somut faydaları” konusu işlendi. Bu husus yanında Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde de belirtilen rızık meselesi ve rızık dağıtımının Allah’ın dileğinde olduğu üzerine mütalaalarda bulunuldu. Buna göre rızık paylaştırmanın bir yönüyle her türlü sebepten mücerret olarak Allah’ın takdirinde olduğu ancak bunun yeniden paylaştırmanın inananlar için bir vazife olması hasebiyle bu yönüyle bir hikmet ve imtihan olduğu sonucuna ulaşıldı. Bu minvalde yer yüzünde çağımızdaki açlık problemi ve obezite problemi orantısal olarak mukayese edilerek yeniden paylaşımın yapılmamasının açlık sıkıntısındaki rolü gözler önüne serildi. Binaenaleyh yeryüzünde açlık ve türevi ekonomik sıkıntıların sığ bir bakışla düşünüldüğü gibi Allah’ın adaletsizliği değil bilakis Allah’ın emrettiği sisteme uymayan insanların bir zulmü olduğu sonucuna ulaşıldı.
Bu anlamda ilgili surelerdeki infak emri ve lügatî olarak ‘ey mü’minler’ ve ‘ey iman edeler’ kavramları arasındaki nüans ile ilgili müzakerelerde bulunuldu. Ekonominin bu dünya ile ilgili olduğu ancak aslında öte dünyaya çok kârlı bir yatırımından yine dünya ile bağlantısı hasebiyle ekonomik bir faaliyet olan infak ile öte dünya kazancı vaadi değerlendirildi. Bu bakımdan Bakara 254. Ayet tenviriyle ahiret inancı olanlar için asıl kazancın biriktirmek değil dağılım olduğu bu yönüyle de talim edildi. Bakara 261. Ayette ise infakın dünya hayatında da adeta bir buğday tohumundan yedi başağın nebatıyla yüzlerce buğdayın neşet etmesi gibi dünyada da ekonomik durumun iyileşme vesilesi olduğu tespit edildi.