
Yüksek Lisans öğrencilerine yönelik Kur’an Sünnet ve Ekonomi dersinin bahar dönemi 6. haftasında “batıl yol” konusuna başlandı. Bu başlık altında üç ayete yer verildi. Bu ayetler; Nur Süresi 22, Bakara Süresi 188 ve Nisa Süresi 29 olarak sıralanmaktadır.
Nur Süresi 22.ayeti kerimesi ifk hadisesinden dolayı inmiş olan bir ayettir. Bu iftiranın yayılmasına sebep olanlardan biri de Hz.Ebubekir (r.a) yardımı kesmeceğini bildirmesi üzerine inmiştir. BU ayeti kerime de yardımın kesilmemesi gerektiği vurgulanmıştır. BU olayın İslam İktisadı açısından önemli bir husus ise buna benzer ciddi bir durumda dahi yardımın yani dağıtımın kesilmemesi gerektiği bildirilmiştir. Bunun sonucunda herkes buna benzer bahaneler göstererek paranın bir yerde toplanması uc bir örnek ile gösterilmektedir.
Bakara Süresi 188.ayeti kerimesinde rüşvet yolu ile birbirinizin hakkını yemeyin emri vardır. Bu emir her ferdi bulunduğu konum itibariyle sorumlu tutmaktadır. Haksızlık karşısında sessiz kalan dilsiz şeytandır hadisi şerifi üzerine bu duruma sessiz kalan da bu ayeti kerimin muhatabı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Nisa Süresi 29. ayeti kerimede batıl yollarla malların yenmemesini ve de karşılıklı rızanın gözetilerek ticaretin yapılması gerekmektedir. Bu yapılmadığı vakitte kendinizi öldürmeyin buyrulmaktadır. Bu ifadenin kritik bir ikili anlamı olduğu tefsirlerde vurgulanmıştır. Bunlardan ilki ahirette kendinizi cehennem azabından korunması yönünde bir vurgu varken ikinci bir anlam olarak öncelikli batıl yol ile elde edilen malın da toplum içerisinde bunun yaygınlık kazanması neticesinde anarşik bir toplum yapısına sürükleyeceği de anlaşılmaktadır.
Bu ayeti kerimelerin bir bütün olarak ele alındığında “batıl yol” ticaretten(alışverişten) sayılmamıştır. Bundan dolayı da İslam İktisadı içerisinde para politikalarının temel ilkesi olarak karşımıza çıkmıştır. İslam İktisadı kurumların enstrümanları bu olaylara sebep verecek şekilde kurulmamalı ve toplumda malın/refahın bir yerde haksız kazançlar ile malın belli gruplarda birikmesi önlenmelidir.