
Doktora öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen “Kur’an Sünnet ve Ekonomi” dersinin 14. haftasında İslam’ın dizayn ettiği insan profilinin ekonomik davranışlarındaki Kur’anî vasıflandırmalar üzerinde duruldu. Bu minvalde ilk olarak İslam insanının ahitlere ve akitlere sadakatli olması ilkesini vazeden ayetler sıralandı.
Ey iman edenler! Sözleşmeleri yerine getirin… (Maide:1)
Ey İsrâiloğulları! Size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size vaad ettiklerimi vereyim… (Bakara:40)
Rüşdüne erinceye kadar yetimin malına, onun yararına olmadıkça el sürmeyin. Ahde vefa gösterin; çünkü ahid sorumluluk doğurur. (İsra 34)
Ayetleri ile bu kaidenin netliği istişare edildi. Ahit ve akidin arasındaki nüans farkları belirlendi.
Bir diğer önemli vasıf olarak dilencilik yapmamak fakat dilenciye de kötü davranıp azarlamamak üzerinde duruldu. Bu vasfın üst bir erdem olduğunun altı çizildi. Konuyla ilgili:
Kendilerini Allah yoluna adadıklarından seyahat ve ticarete imkân bulamayan yoksullara verin. Yoksulluklarını gizli tuttukları için bilmeyen onları zengin sanır. Kendilerini simalarından tanırsın. Onlar insanlara asla el açmazlar. Hayır için yaptığınız her harcamayı Allah hakkıyla bilmektedir. (Bakara 273)
O halde sakın yetimi ezme El açıp isteyeni de sakın boş çevirme! (Duha 10-11)
Ayetleri hakkında teatide bulunulurken aynı zamanda Rasulullah’ın dilenciliği men eden hadisleri de hatırlandı.
Üçüncü bir vasıflandırma olarak ihtiyaç sahiplerine katkıya teşvik kaidesi belirlendi. Buna tekabül eden ‘’ sarp yol nedir, bilir misin? Köle özgürleştirmektir. Veya bir kıtlık gününde yakını olan bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu doyurmaktır. Sonra iman edip birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve acımayı öğütleyenlerden olmaktır.’’ (Beled 12-17) Ayetlerindeki muazzam sosyal destek yapılanması üzerinde tefekkürde bulunuldu. Nitekim Maun suresinde geçen onlar yardım etmekten alıkoyarlar manası üzerinden teşvik ve engelin bizzat bir hayrı yapmak kadar önemli aksiyomlardan olduğu belirlendi.
…Fakat size verdikleriyle sizi denemek istedi. Öyleyse hayırlı işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Allah size hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir. (Maide 48)
Sana ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Harcayacağınız mal, ana-baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolcular için olmalıdır. Hayır olarak ne yaparsanız muhakkak ki Allah onu bilir. (Bakara 215)
ayetleri ile hayırda yarışmanın İslam İnsanı için son derece mühim bir vasıf olduğu ve bunun Allah’ın vazettiği usul ve metotlarla nasıl kime yapılacağının da açıkça beyan edildiği hususu üzerinde duruldu.
Yine Beled Suresindeki köleleri özgürleştirmenin İslam İnsanının temel vasfı ve vazifesi olduğu maddi manevi tüm köleleri özgürleştirmenin aslî kaidelerden biri olduğu vurgulandı.
Akabinde yardım ahlakı prensipleri 9 sure içinden muhtelif ayetlerle hatırlanırken. Ahlakın kuşanılmışlığının (gömülü ahlakın) İslam insanının vasfı olarak ön planda yer alan göstergelerden biri olduğu belirlenerek Ekonomi ve Ahlak derslerinin bu dönemi hatimeye erdi.