
Doktora öğrencilerine yönelik yapılan Kur’an, Sünnet ve Ekonomi derslerinde bu hafta rızık konusu ele alındı. Evvela klasik iktisat tanımında geçen ‘’sınırsız ihtiyaçlar’’ anlayışı kritik edildi. Aslında insanın ihtiyaçlarının değil ihtiraslarının sınırsız olduğu ancak ihtiraslarını meşrulaştırmak için ihtiyaçların sonsuz kaynakların ise sınırlı olduğu anlayışını geliştirdiği anlaşıldı. Bu bağlamdaki mütalaalar sonucunda ‘’rızık sonsuzdur, ihtiyaçlar sınırlıdır ancak ihtiraslar sonsuzdur’’ hipotezi ortaya çıktı. Bir insana belki iki takım kıyafet yetecekken günlük hayat için farklı, iş hayatı için ayrı, orta ölçekli davetler, büyük ölçekli davetler için ayrı, yat toplantıları için dahi farlı dress codeları oluşturması örnek verildi. Rızıkta nedret anlayışı reddedildi. Bunun yanında rızkın kesbe bağlı olması ile beraber kainatta insan kontrolünü aşan bir dağılım düzeni olduğu 8 sûreden 11 ayet ele alınarak incelendi. Bununla beraber insan ontolojisinin bir gereği olarak rızık arayışı içinde olması zarureti de yine ayetler üzerinden incelendi. Bu açıdan insanın kesb için çalışması gerekmekle birlikte Allah’ın bir takdiri olduğu hatırlatıldı. Allah’ın takdirini sünnetullah olarak belli yasalara bağlamış olduğu ancak bu yasalardan bir kısmını bilindiği, bir kısmını henüz idrak edilmediği, bir kısmının ise asla idrak edilemeyeceği hususu vurgulandı. Bu açıdan yine delil niteliğindeki ayetler ve hadisler anıldıktan sonra henüz idrak edemediğimiz kısmında Zariyat sûresindeki ‘’ Rızkınız ve size vaat edilenler göktedir’’ ayeti misal gösterildi.
Rızık konusunda diğer bir önemli hususun insanın kendisine takdir edilen ve kendisinin kesbettiği malda kendi dışında başkasının hakkı olduğu ilkesi ele alındı. Bu bağlamda İslam ile hemhal olmuş toplumlarda bu husus son derece doğal karşılanırken zekat gibi devamlılığı olan zorunlulukların batı toplumlarınca bir türlü algılanamadığı hususu gündeme geldi. Nitekim bu anlayışın da özünde yatan malikliğin mutlak değil bir emanet ve vekaleti temsil etmesi ilkesi de incelendi. Batılı anlayıştaki mülkiyet kavramının usus: kullanma fructus: faydalanma ve abusus: yok etme hakkını ihtiva etmesinin İslam kaynaklı hiçbir mülkiyet tanımında yer almadığı hususunun altı çizildi. Bu veçhedeki ayetler anıldı. Dersin nihayetinde varlığın ve yokluğun insan için bir imtihan konusu olduğu; İslam insanı için aslolanın bu imtihanı kazanmak olduğu hatırlatıldı. Bu konuyu ifade eden çeşitli ayetlerin tenviratıyla bu haftanın konusu nihayete erdi.