
Doktora öğrencilerine yönelik Kur’an Sünnet ve Ekonomi derslerinin 10.haftatasında genel manada “iyi bir ekonomiden beklentiler” irdelenmek suretiyle iyi bir ekonominin ihtiva etmesi gereken nitelikler ortaya çıkarılmaya çalışıldı. Bu manada güncel global sorunlar da müşahede edildiğinde ilk sırada gelir ve servet dağılımı dengesini destekleyen bir ekonomi olması gerektiği yer almıştır. Bu açıdan dağılım ekonomisinin bu beklentiye ne derece cevap verebildiği incelendiğinde zekâtın servete bağlanmasının dengenin en büyük göstergesi olduğu sonucuna varılmıştır. Bu beklenti ile bağlantılı olarak gini katsayısı meselesine de hususen değinilmiştir. İkinci bir beklenti olarak yaygın refah sağlayıcı özellikte olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Burada önemli olan noktanın salt refah sağlayıcı bir ekonomi olması değil bu refahın toplumsal bazda yaygınlaşmasını sağlaması gerektiği belirtilmiştir. Üçüncü bir özellik olarak maksimum istihdamın sağlanması gerekliliği ifade edilmiştir. Ancak tam istihdam ve enflasyon bağlantısı üzerinden kısa vadede birtakım sorunlara yol açabileceği hipotezleri de bu minvalde incelenmeye alınmıştır. Bir diğer mühim beklenti olarak üretim, dağıtım ve rekabet konularında güven oluşturucu özellikte olması gerektiği vurgulanmıştır. Bu veçhede ekonominin güven ile sıkı bağlantısı irdelenmiş ve güven konusunda alt başlıkların çok çeşitli hale getirilebileceği vurgulanmıştır. Yine belki güvenlik kadar önemli olan kurumsallık, iyi bir hukuk sistemi bağımsız ve verimli çalışabilen yargı ve denetimlilik ile sağlanacak öngörülebilirlik hususu mühim bir beklenti olarak belirtilmiştir. Son olarak statik-dinamik dengesi iyi kurulmuş sürdürülebilir bir ekonomi olması zarureti iyi bir ekonomiden ihtiva etmesi beklenen özellikler olarak yerini almıştır. Bu konunun yanında temerküz ekonomisinin kavramlarına sirayet eden derin anlamların zaman zaman dağılım ekonomisi ile ciddi zıtlıklar meydana getirdiği en basit düzlemde tüketim/tüketmek kavramlarının aslında dağılım ekonomisine hâkim mantalite ile uymadığını dolayısıyla bu anlamda komik duruma düşmeden iyi temellendirilmiş özgün kavramlarımızı oluşturmamızın zarureti hakkında mütalaa edilmiştir. Kim bilir bu kavramların mucitleri belki de işbu haberin okuyucuları arasından çıkacak…