
Yüksek lisans öğrencilerine yönelik olarak gerçekleştirilen Kur’an, Sünnet ve Ekonomi dersinin 8. haftasında, “infak modelinde infak eden kişi” özelinde ve Bakara suresinin 273-274. Ayetleri ve Al İmran suresinin 92. Ayetleri kapsamında değerlendirmelere devam edildi. İnfak modelinde esas olanın infak eden kişi açısından “sevdiği malı” Allah yolunda hasrederek doğrudan Allah’ın buyruğunu gerçekleştirdiği, dolaylı olarak da toplumsal iletişimi sağladığına dair çıkarımlarda bulunuldu. Özellikle Bakara suresinin 273. ayeti çerçevesinde infak eden kişi açısından toplumda yaşayan her bireyin birbiriyle hemhal olması ve sorunları gideren bir iletişimlerinin sağlanmasının bir toplumu inşa edeceği dolayısıyla beraberinde esas olan ekonomik ilkelerin sağlanacağına dair bir vurgu yapıldı.
Mevcut varlığını hasreden kişinin bu uğurda yaptığı her hayrın Allah katında daima bir karşılığının olduğu, ayet kapsamında tekrardan belirtildi. İnfak eden kişi perspektifinde, Allah yolunda tüm varlığını hasredenler, bunu tanıma becerisinde olan insanlar ve diğerleri yani cahiller olmak üzere üç farklı tipolojiye vurgu yapıldı. Bu noktada harcama yaparken sınır koymayan kişinin de en yüksek erdemi ortaya koyacağı ve bu uğurda sevdiği her şeyden harcama yaparak birbirini bütünleyen bir yaklaşım geliştirileceği üzerinde duruldu. Bu bağlamda özellikle sevdiklerini Allah yolunda hasredenlerin, bu infakı alan kişi ile arasında sağlanacak muhabbetin toplumsal iletişimin gerçekleşmesi yolunda olumlu sonuçlar doğuracağı bir kez daha vurgulanarak ayetlerin birey ve toplum açısından incelenmesine vesile olmuştur.