
Doktora öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen Kur’an Sünnet ve Ekonomi derslerinin 6.haftasında İEE Başkanı Sıtkı Abdullahoğlu “temerküz düzeni ve dağılım düzeninin ekonomik maslahat açısından mukayesesi” çalışmalarına devam edildi. Bu minvalde dağılım ekonomisinin paranın piyasada pasifize edilmesini engelleyici fonksiyonları ile piyasa hareketliliği sağlayacağı,hakkaniyetli bir dağılım ile tüketim hakkının topluma yayılmasını sağlayacağı, İslam’ın geneline şamil bireysel sorumluluk alma ilkesi ile de bağlantılı olarak tüm bireylerin ekonomik sorumluluklar almasını teşvik edeceği, krizler ile varlık sağlayan birikim ekonomisi modellerinin aksine krizlere daha az açık bir yapı meydana getireceği, Gelir servet eşitsizliklerini engelleyeceği, ekonomik alanda hakimiyetleri ekonomik alanı da aşan güç merkezlerinin oluşmasını engelleyeceği bu açıdan büyük balıklar tarafından yutulma/yok edilme korkusu olmayacağından aslında ekonomiye bu anlamda katılımın da çok daha fazla olacağı, Güven ortamının pekişeceği, girişimciliğinin daha ziyade destekleneceği sonuçlarına ulaşıldı.
Bunun yanında bir sonuç olarak dağılım ekonomisinin özgürlüğü destekleyen yapısı üzerinde duruldu. Kenzi engelleyen ve tasarrufu teşvik eden dağılım ekonomisinin bir savurganlık ekonomisi olmadığı bilakis birikim ekonomisindeki kenz algısına karşı durulduğu halde aslında israfı men eden yapısı itibariyle tasarrufa kıyasen çok daha müsait bir yapısı olduğu üzerinde duruldu. Bunun yanında rekabet mekanizmalarının doğru çalışmasını sağlayıcı yapısının birikim ekonomisi tarafından dahi bir zaruret olarak kendi sistemine uygulandığı üzerinde duruldu. Birikim ekonomisinin argümanlarından olan sermaye oluşturma sorununun bir algı meselesi olduğu ortaklık yapıları ve kurumlar aracılığıyla büyük sermayeli şirketlerin kurulmasının mümkün olduğu ancak devasa boyutta güç merkezi şirketlerin zaten dağılım ekonomisi mantalitesinde efdal bir konumda olmadığının altı çizildi. Bu merhalede bugün küresel boyutta güç merkezi haline gelmiş devasa yapıların derin ekonomik krizlerin önemli faktörlerinden olabildiği örneklendirildi. Bu husus yanında insanların garanti getirili yatırımlara karşı yönlendirilmiş davranış biçimleri ve doğal davranış biçimleri arasındaki uyumun sorgulaması yapıldı.