DR. HAKAN KALKAVAN “İSLAM EKONOMİSİ OKUMALARI” DERSİNİ YAPTI

maruf vakfı haberler

Yüksek lisans öğrencilerine yönelik hazırlanan ve Dr. Hakan Kalkavan tarafından verilen ‘’İslam Ekonomisi Okumaları’’ dersinin 4. haftasında, Muhammed Abdul Mannan’ın ‘’İslam ve Çağdaş Ekonomik Konular’’ adlı eseri referans alınarak, İslam ekonomisinin varlığının gerekliliği üzerine çeşitli ilkeler etrafında tespitler yapılmıştır. İslam’ın bakış açısının ekonomik meselelere yansımasının gerekliliği; ideolojik, ekonomik, sosyal, ahlaki, politik, tarihi ve uluslararası zorunluluk boyutları ile ele alınmıştır. İdeolojik zorunluluk bahsinde, öncelikle İslam dünya görüşünün sisteme olan hakimiyetinin sağlanmasının önemi vurgulanmıştır. İslam hukuku kaynakları ile oluşturulmuş bir ekonomik sistemin ihtiyacına vurgu yapılmıştır. Bu hukuki sistemin görevi ise, ekonomik analizleri temin etme noktasındadır. Analizlerde, prensipler, iş birliği, rekabet ve kontrol bütünlüğü içinde yapılması hedeflenmiştir.  Ekonomik zorunluluk meselesinde ise, öncelikle Müslüman ekonomistlerin modern gelişme, ekonomi ve finans problemlerine İslami çözümler bulmak zorunluluğundan bahsedilmiştir. Çünkü çatışan istekleri uzlaştırabilen, İslam dünyasının genel faydasına uygun gerçek alanları belirlemeye devam eden ve teknik yetkiye sahip bir teşkilata ihtiyaç vardır. Esas mesele istenileni elde etmek değil, İslam prensiplerinin ışığında doğru olanı istemektir. Sosyal zorunluluk sınıflandırmasında bahsedilen boyut, İslam ekonomisine duyulan ihtiyaç sadece kalkınma ve ekonomik planlama şekliden değil, sosyal ilişkilere verdiği büyük önemden de kaynaklanmakta olduğudur. Gerçek şu dur ki, ekonomik kurumların başarısının onları saran kültür bütünlüğünün tabiatına bağlı olmasıdır. Kur’an’ı Kerim’de belirtilen bazı ayetlerde kaynaklar arası bölüşümün dengeli olduğu hususu vardır lakin günümüzdeki sınıfsal ve maddi uçurumun mevcudiyeti kaynakların yanlış paylaşıldığını göstermektedir. Manevi zorunluluk bahsinde, mutlak hâkimiyetin yalnız Allah’a ait olduğu gerçeği vurgulanmalı ve herkesin kaynaklardan haklı bir paya sahip bulunduğu belirtilmelidir. Yanı bu manevi ve ahlakı zorunluluk, kuralları meydana getirici kararların içinden yankılanmalıdır. Neticede, İslam ekonomisinin varlığının gerekliliği, bahsedilen sınıflandırmalar etrafında sağlam muhakeme gücü ile birleştirilerek ekonomik meselelere çözüm önerileri sunulabileceği gerçeğine dayanmaktadır.