
Doktora öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan ve Dr. Hakan Kalkavan tarafından verilen “Ekonomi ve Ahlak” dersinin 8. haftası, ‘ilk sikkeler’ konusu ele alınmıştır. Derste temel olarak ilk sikkelerin hangi içeriklerde olduğu, hangi coğrafyalarda ortaya çıktığı ve iktisadi hayatın en önemli bileşenlerinden olan paranın nasıl bir arayışın ürünü olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Aristeteles’in bakış açısına göre değiş tokuş zorunluluğundan para doğmuş, bu da ticaretin oluşmasını sağlamıştır. Eski Yunan’ın paranın tarihi açısından büyük bir öneme sahip olması dersimizin bu noktadan başlamasına sebep olmuştur. Aristoteles’in dediği gibi, Yunanların para kullanmalarıyla birlikte ticaretlerinde süregelenin çok daha üzerinde bir gelişme olduğu görülmektedir. Atina’nın gümüş yataklarının keşfiyle yılda on bin sikke kesebilme olanağı bulmuştur ve Yunan parası dünyaya yayılmıştır. Atina ticaretin yanı sıra kendi topraklarının dışındaki ülkelerde koloniler kurmuştur. Bu iki etken (ticaretin gelişmesi ve egemenlik alanının genişlemesi) Atina’nın refaha ulaşmasına sebep olmuştur.
Derste ‘Agora’ üzerinde durulan bir başka konudur. Agora, kelime anlamı olarak toplanmak, bir araya gelmektir. Kentin alışveriş merkezi denilebilecek canlılıkta olan pazarı Agora, ticaretin nabzının attığı yerdir. Düzenli fakat serbest bir pazardır. Bu pazarda tıpkı muhtesibler gibi kent yönetiminin pazar denetçiliği yaptığı bilinmektedir.
Agora’da sarrafların para değiştirme ve borç para verme gibi işler yürütmesi, aslında basit anlamda olsa dahi bankacılık benzeri bir yapının oluştuğunu göstermektedir. Burada kredi kullanımı ile ticaret arasındaki ilişkinin avantajlar oluşturabileceği keşfedilmiştir. Paradan önce taşınmazlarla (toprak gibi) ölçülen mülkiyet, paranın oluşumuyla taşınır bir servet halini almıştır.
Yunan sikkeleri gümüş ile imal edilirken Sparta sikkeleri demir, Pers sikkeleri ise altından üretilmiştir. Dönemin ticaret merkezi İskenderiye iken bu tarihlerde bankacılığın merkezi ise Rodos olmuştur. Derste ayrıca Kartacalılar ve Keltler üzerinde de durulmuş, para sistemlerinin Yunanlılarınki gibi sitematikleşmediği sonucuna ulaşılmıştır.