
Doktora öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan ve Dr. Hakan Kalkavan tarafından verilen “Ekonomi ve Ahlak” dersinin bahar dönemi 1. haftasında Polanyi’nin ‘Aristotle Discovers the Economy’ başlıklı makalesine yer verildi.
Yunanlardan önce ticaretin doğuda başladığını söylemek mümkündür. 19. Yüzyılda Smith ne kadar önemliyse, Orta Çağda Aristo öyle önemlidir. Aristo henüz yeni yeni oluşan bir piyasa ekonomisinin içinde bulunmuştur. O gün var olan ekonomiyi Polanyi bir tohum olarak tasvir etmektedir yani günümüzde yer alan sistem ise o tohumun serpilmiş halidir denilebilir.
Sir Henry Sumner Maine, modern toplumun sözleşme üzerine kurulu olduğunu, eski toplumun ise statüye dayandığını savunmaktadır. Statü doğumla belirlenmektedir. Feodalizm altında ve bazı yönleriyle on dokuzuncu yüzyılda kurulan eşit yurttaşlık çağına kadar statü varlığını sürdürür. Ancak Roma hukuku kapsamında statünün yerini yavaş yavaş sözleşme, yani ikili düzenlemelerden türetilen haklar ve görevler almıştır. Almanya’da Maine, Ferdinand Toennies adlı bir öğrenci ile çalışmalarını devam ettirmiştir. Anlayışı, 1888 tarihli Community and Society (Gemeinschaft und Gese lschaft) adlı eserinin başlığında özetlenmiştir. Max Weber, sözleşme tipi grup anlamında “Gesellscbaft” ve statas tipi grup anlamında “Gemeinschaft” kelimesini sıklıkla kullanmıştır. Böylece, Weber’in ekonominin toplumdaki yerine ilişkin analizi, zaman zaman Mises’ten etkilenmiş olsa da Maine ve Toennies’in düşünceleri tarafından şekillendirildi. Kısaca ilkel devirlerden moderniteye giden bir zaman çizgisi tasavvur edersek statü sözleşmeye, topluluk ise topluma evrilmiştir. Ekonominin ekonomik olmayan kurumlara gömülü olduğu yerde statünün egemen olduğu söylenebilir. Sözleşme ise mübadelenin hukuki yönüdür. Statü, karşılıklılık ve yeniden dağılım içerirken sözleşme piyasayı içermektedir. Bu kısımda ekonominin kavramsal olarak ortaya neden çok yeni (yaklaşık iki yüz yıl önce) çıktığını tartışan Polanyi, ekonominin ekonomik olmayan kurumlara gömülü olması ile kavramın geç çıkması arasında bağlantı kurmuştur.
İktisadi antropoloji ile ilgilenen Malinowski ücretsiz hediyelerden basit ticari takasa doğru gidiş üzerinde çalışmıştır. Antropoloji ile bağlantılı olarak ekonomik hareketlerin anlamlı bir bütün oluşturmasını engelleyen dinamikler dersimizde Polanyi’nin çıkarımları etrafında tartışılmıştır.
Toplum ile topluluk tartışılırken toplumun bireyi statünün esaretinden kurtardığına yönelik bir anlayış olduğundan bahsedilmiştir. Peki gerçekten böyle olmuş mudur sorusu kendimize sormamız gereken önemli bir soru olarak zihinlerimizde yankılanmıştır.