DR. ERHAN AKKAŞ “İSLAM ÜLKELERİ POLİTİK EKONOMİSİ” DERSİNİ İŞLEDİ

maruf vakfı haberler

Doktora öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan ve Dr. Erhan Akkaş tarafından verilen dersin 7. Haftasında  “İslam Ahlak Ekonomisi” konusu işlendi. İslamî değerler üzerine inşa edilen İslam ahlak ekonomisi, toplumun tüm maddî ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak ve refaha ulaşmak gayesi taşımaktadır. Dini ve ahlakî sorumluluklar barındıran ve sosyal sorumlulukları da beraberinde getiren İslam ahlak ekonomisi, “sorumluluğu” ve “toplumsal genel iyiyi” ön plana çıkaran ekonomi anlayışıdır. İslam ahlak ekonomisi, kavramsal temellerini geliştirmeye yönelik aksiyomlara sahiptir. İslam ahlak ekonomisinin temel ilkeleri üzerinde durulan bu derste, aksiyomlar şu şekilde konuşuldu;

İlk aksiyom olarak “Tevhid” ilkesi ifade edildi ve bu ilkenin, İslam ahlak ekonomisinin diğer ekonomik sistemlerden ayıran ontolojik yanları tartışıldı. Mehmet Asutay’ın makalesinden hareketle tartışılan aksiyomlardan “Tevhid” ilkesi, ahlak sisteminin dikey boyutunu göstermektedir.

İkinci aksiyom, “Denge ve Sosyallik” ilkesidir. Bireysel ahlak ve toplumsal denge gözetilen bu ilkede bireyler toplumda ve doğada varlıkların dengesini gözetmek zorundadırlar.

Üçüncü aksiyom, “Adalet ve İhsan”dır. Bireyler özgür bir şekilde ve toplumsal yaşamda adalete, dengeye uygun bir şekilde hareket etmelidir. Bireylerin hür iradesi toplumsal dengeyi gözetmelidir.

Dördüncü aksiyom, “Sorumluluk”tur. Sorumluluk gönüllülük esası üzerine düşünülmelidir. Devletin, kurumların, vakıfların yönetimi bu esasa dayanır.

Beşinci aksiyom, “Rububiye”dir. Rızık, varlığın düzenliliği, evrenin temel yasası ilahidir. İlahi kaynaklıdır.

Altıncı aksiyom, “Tezkıye”dir. Arınma ve uyum ile gelişim göstermeyi esas alır. Bireyler tezkıye ile arınır ve toplumla, doğayla uyum içinde gelişme gösterir.

Yedinci aksiyom, “İnsanın Allah’ın yeryüzündeki halifesi olması ve ahirette hesap verme sorumluluğunu duyması” ilkesidir. Bu ilke, toplumsal güven ve dayanışmayı oluşturur. Bu ilke ile sosyal sermaye şekillenir.

Sekizinci aksiyom, “Şeriatın Amacı”dır. Gazali’nin tanımı ile şeriatın yükümlülüğü altında tüm insanlığın refahını sağlamak esası vardır.

Ayrıca derste, İslam ahlak ekonomisinin, bireylerin günlük yaşamlarının ve davranışlarının temel kaynağını inşa edecek bu ilkeleri önemsediği ifade edildi. İnsan refahı ve dolayısıyla toplumsal kalkınmayı sağlayacak olan şey, doğaya ve topluma yani varlığa adil olmakla ona uyumlu davranmakla mümkündür. İslam, bize bunun imkanını öğretir. İslam, bir ekonomik sistemden ziyade çerçevesi belli alan çizer. Bu alanda ahlaklı yaşamın imkanlarını misallerle gösterir. Biz de bu çerçeve ve imkanlar içinde ahlak ediniriz. İslam ahlak ekonomisi, bir sistem olarak sunulsaydı eğer, bilginin İslamîleştirilmesine gerek kalmazdı. İslam, ahlakı öncelediği ve sistem teklif etmediği için bilgi İslamîleştirilmektedir.